© 2015 AIDA Mimarlık Danışmanlık İnşaat Tic. Ltd. Şti.

7İklim7Bölge Mahalle - Karadeniz Bölgesi, 2017

Mimari Ekip: Korkut Yıldırım, Hilal Cumhur, Yağmur Göksüzoğlu

Peyzaj Mimarı: Süveyda Bayraktar Atagür

Şehir ve Bölge Plancısı: Cihan Şehla

Proje Arsası : Kastamonu, Örencik

Proje Alanı : 239.967 m²

Toplam İnşaat Alanı : 84.600 m²

Toplam Konut Sayısı: 505 Adet

MAHALLE; YENİ KENTİN ESKİ PARÇALARI!

 

Eğer bir mahallede yaşıyorsanız…

Mahallede selamlaşırsınız. Mahallede yürürsünüz. Mahallede koşarsınız. Mahallede oynarsınız. Mahallede pazarda komşunuzla karşılaşırsınız. Mahallede birlikte ibadet edersiniz. Mahallede köşedeki bankadan emekli maaşınızı çekersiniz. Mahallede kedi beslersiniz. Mahallede ekersiniz. Mahallede paylaşırsınız.

Mahallede Mahalleli olursunuz. Herkesten biri, herkesin bir parçası.

Bu bağlamda projede yürünebilecek, oyun oynanabilecek, karşılaşılabilecek, pazara gidilebilecek bir mekânsal organizasyon arayışıyla projenin ilk kurgusu oluşturuldu. 

 

İlerleyen zaman ve değişen yaşam biçimleriyle birlikte mekanın da değişimi kaçınılmaz olmakla birlikte gereklidir de. Bu noktada önem kazanan şey; bahse konu zincirleme değişimlerin ilişkiler ve iletişim üzerine olan etkisi ile geçmişe yönelik referanslara etkisidir.

 

Bu doğrultuda modern kent mekanlarının yarattığı sosyal ve iletişim kopukluğunun giderilmesinde geleneksel mahalle yaşantısının modern kent mekanlarıyla sentezlenmesi büyük bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır. Bu sentez, bir yandan günümüz kent kullanıcısının mekansal taleplerini karşılarken bir yandan da geleneksel yaşantıya da referans verecektir.

 

Kastamonu Örencik kent merkezine bağlı alt mahalle kurgusu oluşturulurken bu senteze varmak hedeflenmiştir.

PLANLAMA YAKLAŞIMI

 

Günümüz kenti, evveliyattan süre gelmiş ve artık ekonomik ömrünü tamamlayarak eskimiş bir yapı stoğunun üzerine düzensiz, kimliksiz ve yoğun yeni bir yapılaşma tacizi içerisinde ölçek-uyum, doluluk-boşluk dengesi olmadan, yeterli yeşil ve/veya açık alan planlanmadan, trafik planlaması eksik şekilde ve en önemlisi de “modern” sözcüğüne farklı yorumlar katılarak gelenekselden herhangi sosyal, mekânsal veya algısal bir iz kaygısı olmadan şekillenmekte ve dolayısıyla da sağlıksız bir kentsel dış mekan yaşantısı sunmaktadır. Bu sunu yaya dolaşımını en aza düşürerek sosyal karşılaşma olanaklarını ortadan kaldırmakta, her bir yaya mekanına sadece geçiş kimliği verdirmekte ve iletişimin yaşanacağı mekânsal organizasyonun önemini ön plana çıkarmaktadır. Bu organizasyonun da en temel taşlarından biri de mahalledir.

 

Proje alanı, Kastamonu’nun güneydoğusunda havalimanı ile mevcut kent dokusunun arakesitinde, yamacın üzerinde kırsala hakim bir sırtta bulunan, bölgesel ve kentsel ölçekli ana ulaşım aksların kesişim noktasındaki konumu nedeniyle yakın çevresinde gelişebilecek yeni kentsel dokunun şekillenmesinde oldukça etkili olacak bir konum ile yeni yerleşimlere referans olma potansiyeli taşımaktadır. Ancak söz konusu konum aynı zaman da kent merkezinden de bir kopukluğu da getirmekte olup, kullanıcı üzerinde bir yalnızlaşma, uzak olma ve erişimde zorlanma algılarının da ortaya çıkmasına yol açacak bir risk de taşımaktadır. Dolayısıyla alan, söz konusu olumsuz algı potansiyelinin önüne geçecek, alanı yerleşilebilir kılabilecek ve kent merkezi ile de entegre olacak bir planlama yaklaşımıyla ele alınmıştır.

 

Bu doğrultuda kent merkezinden mevcut kopmaya karşı proje alanına mekansal tamamlayıcı rol verilmiştir. Kente eklemlenme noktasında kent merkezini destekleyici algısal bir rolün üretilmesi, yalnızlaşmaya karşı mekansal aidiyet duygusunun geliştirilmesi ve dinamik bir mekan ile kentin coğrafi özellikleri, kültürel değerleri ve geleneklerin kent yaşantısında imkan bulabilecek kentsel dış mekan organizasyonun yapılması hedeflenmiştir. Böylece rol, Kastamonu kent merkezi giriş ve vitrin olarak oluşarak kente dair ipuçları, izler ve mimari okumalarla ziyaretçinin nasıl bir kente geldiği hususunda bir fikir verecektir. Kentin en karakteristik özelliği topografik yapısıdır. Bu yapı tasarımcıyı güçlü bir silüet kurgusuna yönlendirmekte olup, geleneksel mimarinin ve mahalle yaşamının günümüz kent mekanlarına yansımasının temelini oluşturmaktadır. Gelenekselin yansıması romantik bir kopya değil aksine geleneği refere ederek bir değişim kurgusuda olmalıdır. Salt mekânsal referanslar değil, aynı zamanda geçmişin ticari alışkanlıklarına da referanslar verilmelidir.

MAKRO İLİŞKİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

 

Yukarıda da değinildiği üzere proje alanı havalimanı ile Kastamonu kent merkezi arasında kalan bir ara kesit sınırları içerisindedir. Bu ara kesit mevcut güçlü ulaşım imkanları ile yeni bir kentin gelişme potansiyelini de taşımakta, bu potansiyel de Kastamonu ve çevresine ilişkin 26.11.2010 t.t.’li Sinop-Kastamonu-Çankırı Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı (ÇDP) kararlarına da yansıtılarak “kentsel gelişme alanı” olarak planlanmıştır.

 

Yaklaşık 1800 kişilik bir nüfus projeksiyonuyla ele alınan projeye ilişkin genel kurgu aşamasında üç sorunsal ele alınarak başlanmıştır.

 

• Proje alanı ve havalimanı çevresindeki değişme potansiyeli olan kırsal alan ile mevcut kent arasında oluşacak ara kesitin tanımlanması

 

• Alanın yakın çevre ile kuracağı ilişki ve mevcut kente eklemlenme

 

• Alanın kendi iç kentsel mekan organizasyonunun ihtiyaca göre tanımlanması

MAKRO ÖLÇEKTE ULAŞILABİLİRLİK VE ÇEVRESEL İLİŞKİ

 

Mevcut kentin merkezine göre uzakta bulunan proje alanının hem mevcut kentle hem de ileriye dönük üst ölçekli plan kararlarında yer alan yeni kentsel yerleşim alanlarıyla ilişkisinin kurulabilmesi için öncelikle mevcut makro ulaşım omurgasının tanımlanması gerekmektedir. Kastamonu kent merkezi kuzeydoğu-güneybatı yönlerinde gelişim göstermektedir. Mevcut ana ulaşım aksları bu gelişim yönünü destekler durumda ve yeni alanları da kent merkezine bağlar potansiyelde bulunmaktadır. Dolayısıyla proje alanına yaklaşım kendi iç ulaşım ağının bölgesel ve kentsel ulaşım ağına entegrasyonun ölçeği ve tanımlaması yönünde olmaktadır.

 

Proje alanı bölgesel ve kentsel ulaşım ağında iki önemli karayolunun kesişiminde yer almakta olup; bunlardan biri kuzeydoğugüneybatı doğrultulu Kastamonu Doğu Çevre Yolu ve diğeri kuzeybatı-güneydoğu doğrultulu D765 Otoyoludur. Bu iki aks yüksek hızlı ve transit nitelikli bir taşıt trafiğine hizmet etmekte olup, proje alanının mahalle ölçeği açısından bir yandan bir sorunsalı ortaya çıkarmakta, bir yandan da kent entegrasyonu ve erişilebilirliği güçlendirmektedir. Dolayısıyla proje alanı ulaşım kararlarında bölgesel bir ulaşım aksından kentin en küçük yerleşim birimine doğrudan giriş-çıkışın düzenlenmesi üzerinde durulmuştur.

 

Kastamonu kentinde odak noktaları ve önemli donatı tesisleri kuzey-güney doğrultusunda neredeyse lineer olarak sıralanmaktadır. Proje alanı mahalle ölçeğinde kurgulanırken 1800 kişilik nüfusun en temel gereksinimi karşılayan sosyal ve teknik donatılar kendi sınırları içerisinde organize edilmesi kararlaştırılmış ve devlet hastanesi, idari yapılar, meslek lisesi, üniversite gibi üst ölçekli donatı ihtiyaçlarının kent merkezinden karşılanacağı böylece kente de bir eklemlenmenin de sağlanacağı kabul edilmiştir.

 

Bunun yanında makro ölçekteki ulaşım sistemine yönelik toplu taşıma sistemi üzerine kurgulanacak bir senaryo kurgusu içerisinde alanın yaya erişilebilirlik kabiliyetine en uygun noktada toplu taşıma aracı durağı planlanması kararlaştırılmıştır

PLANLAMA MODELİ VE KENTSEL KURGU

 

Alan değerlendirmesi neticesinde ortaya çıkacak plan kararlarıyla kentin kazanacağı yeni özellikleri dikkate alarak sadece kentin fiziksel çevresini incelemenin yanı sıra insanların kentin kamusal yaşamındaki hareket ve yaşamlarının da kentsel kurguya dahil edilmesine özen gösterilmiştir. Planlama modeli proje alanının topografik verisinden hareket edilerek şekillenmiş ve kentsel kurgu iki alt komşuluk biriminin bir merkezde buluşması, ana bir aks ile birbirine entegre olması ve bu aks üzerinde de günlük gereksinimlere cevap verir tesislerin organize edilmesi senaryosuyla oluşturulmuştur. Buna göre alanın kendi içinde bir bakı noktası çevresinde dönerek eğim veren hareketli güney kesminde organik bir komşuluk birimi kurgusu ve doğu kırsalına bakan lineer bir arazi eğimi veren, aynı topografik yapıyı gösteren kuzey kesimde lineer bir komşuluk birimi düşünülmüştür. Bu iki komşuluk birimini düşük kotta ve daha düz düz bir zeminde ayıran kesim merkezi bir buluşmaya sahne olacak ve her iki alanın kendi alt buluşma alanları ana bir aks ile bu noktaya bağlanacaktır. Bu kurguyu destekleyecek planlama ve mimari girdiler ile ortaya çıkan planlama modeli kent üzerinde bir silüet okuması ve kentsel doku çeşitliliği sunacaktır. Böylece kuzeydeki lineer doku, güneyde organik bir form ile kırılacaktır. Alana iki taşıt ve bir yaya giriş-çıkışı organize edilecek, böylece içsel bütünselliğin korunması sağlanarak kent mahremiyetine vurgu yapılacaktır.

 

Amaç; “Günümüz kullanıcı eğilimleri ve uygulanabilirliğin önemi dikkate alınarak gelenekselin yaşam kurgusuyla günümüz kentsel mekan organizasyonunun sentezlenmesi ve yerel mimari karakterin tasarıma referans alınmasıyla geçmişin kopyalanması değil yorumlanmasıyla şekillenecek, kentsel mahremiyeti olan kendine yeten bir mahallenin organize edilmesidir.” Kentsel kurguda hedefler;

• Yerelin izlerini yansıtan, topografyayla uyumlu güçlü bir silüetin oluşturulması

• Gereksinim olan donatıların karşılanması

• Karşılaşmayı ve tanınırlığı arttırıcı açık ve yeşil alanlar oluşturmak

PROJE ALANINDA ULAŞIM ÇÖZÜMLEMESİ

 

Proje alanı, Kastamonu Doğu Çevre Yolu üzerinden cephe almakta olup transit trafik akışı ile ilişkilenmektedir. Bu nedenle mahalleye giriş ve çıkış noktalarının emniyet ilkeleri göz önünde bulundurularak kurgulanmasına dikkat edilmiştir. Buna göre iki ana taşıt giriş-çıkış noktası ile bir yaya ana giriş-çıkış noktası planlanmıştır. Çevre yoluna bağlantı sayısı az tutularak bütünsellik korunmuş ve alanın parçalanmamasına dikkat edilmiştir. Alana ilk giriş-çıkış en güney kısımda çevre yolundan bir yan kavşak kolu ayrılarak, ikincisi de en kuzeyde çevre yolundan doğrudan ayırım ile kurgulanmış ve böylece çevre yolundaki her iki trafik akış yönüne de her iki noktadan entegre olunması sağlanmıştır. Her iki bağlantının sinyalize ve hemzemin olması ön görülmüştür. Alan içerisinde taşıt aksları, alanın ölçeği ve yaya öncelikli bir alan kimliği önceliği doğrultusunda arter niteliğinde tek bir kademede 15m en kesitte planlanmıştır.Yerleşmenin taşıt trafiği ile asgari düzeyde parçalanmasına dikkat edilmiş ve araç ile erişim de alanın tamamında sağlanmıştır. Yerleşmenin merkez aksında kuzey güney doğrultusunda ana yaya alanı ile bu alana bağlanan doğu-batı eksenli yaya yolları kurgulanmıştır. Güney kısımda yaya yolları bu ana yaya mekanına merdivenli sokaklar ile bağlanmaktadır. Bununla birlikte üst ölçek plan kararlarına göre batı kesimde ön görülen yerleşimler ile de entegrasyonu sağlamak üzere bağlayacı akslar da çalışmada ön görülmüş ve eklenmiştir. Bir diğer önemli ulaşım aksı ile tüm alanı erişim sağlayan bisiklet yollarıdır. Bisiklet yolu güzergahı topografik veriler ile kullanıcı kabiliyeti ile konut-ticaret-donatı ilişkisi irdelenerek belirlenmiştir. Bununla birlikte alana çevre yolu üzerinden olan yaya ana giriş çıkış noktasında toplu taşıma durağı planlanmıştır.

SOSYAL VE TEKNİK ALTYAPI ALANLARI

 

Proje alanında projekte edilen 1800 kişilik nüfusa yönelik Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ekinde belirtilen Farklı Nüfus Gruplarında Asgari Sosyal Ve Teknik Altyapı Alan standartları doğrultusunda ihtiyaç olan donatılar belirlenmiş ve azami ölçüde planlanmıştır. Buna göre alanda; bir adet cami, bir adet anaokul (kreş), bir adet ilkokul, bir adet ortaokul, bir adet lise, bir adet aile sağlığı merkezi (ASM), bir adet kültürel tesis, resmi kurum alanı (muhtarlık, PTT vb için), Pazar yeri (BHA), teknik altyapı alanı ile meydan, park, semt spor alanı, mesire yeri ve ağaçlandırılacak alanlardan oluşan sosyal ve açık alanlar planlanmıştır.

 

Donatı alanları yer seçimi şehircilik ilkeleri genel kabulünden yola çıkarak her bir donatıya göre ön görülen yürüme mesafeleri de göz önünde tutularak yapılmış aynı zaman da gerek motorlu taşıt gerek bisiklet ve gerek yaya yolu ile erişilebilirliğin sağlanmasına dikkat edilmiştir.

PLANLAMA YAKLAŞIMI VE ARAZİ KULLANIMI KARARLARI

 

Proje alanında kentsel dış mekan yaşantısı çevre yolundan bağlantı veren merdivenli yaya ana girişiyle başlayarak ana meydana ulaşılır. Ana meydandan kuzey doğrultusunda ana yaya mekanı ayrılarak kentsel dış mekan yaşantısını iç mekanlara taşır. Bu aks boyunca konut yapısı zemin altı ticari faaliyetler sokak yaşantısını destekler. Aks bir alt meydan ile sonlarak kültürel tesis ile lise ve sağlık tesisine erişim verir. Öte yandan ana meydandan güney yönünde ayrılan ikinci yaya aksı ise spor alanlarına hizmet ederek kullanıcıda amaç ayırımını sağlar. Yine bir alt meydanla sonlarak kademeli bir şekilde güneydeki konut alanlarına erişim verir. Hareket halindeki kentsel dış mekan yaşantısı batı yönelişte tasarlanan kent teraslarında mola vererek çevre kırsalı seyir imkanı sunar. Planlama modeli ve kentsel kurgu doğrultusunda, ulaşım şeması ile donatı alanları yer seçim kararlarına da uygun olarak alanda düşük yoğunluklu konut alanları ile mahalle ölçeğine hizmet eder nitelikte ticari birimler planlanmıştır. Buna göre arazi kullanım organizasyonu yeşil alanlar ile çevrelenmiş bir yerleşme modeli içerisinde arter ve yaya yolları ile tanımlanmış, güney kesimde organik doku formu gösteren ortalama 2500m²lik konut adaları ile kuzeye doğru lineer bir yerleşim dokusunda 4000m²lik konut adaları planlanmıştır. Merkez yaya aksının batı ve doğu cephesinde uzanan konut yapılarının zemin katlarında ticari birimler kurgulanmıştır. İki komşuluk birimi arasında yer alan ana meydan ile alt meydanlarda da ticari kullanımlar yer almaktadır. Güneydeki konut adaları ara park alanları ile parçalanarak yeşil alanın çevre yeşil alanlarla bütünleşmesi hedeflenmiştir.

 

Çevre yolunun hızlı transit trafik kimliğinin olumsuz etkisini (gürültü, kaza vb.) azaltmaya ve mahallede kentsel mahremiyeti de sağlamaya yönelik olarak silüette verilmesi hedeflenen geleneksel izin ve kent okumasını engel olmayacak şekilde en alt kotta ağaçlandırılacak alan planlanmıştır. Mahalle yaşantısını destekleyici arazi kullanımları ana yaya mekanları, meydanlar, yaya aksı, toplanma mekanları ile seyir teraslarıdır. Geleneksel alış veriş alışkanlığının yer bulduğu sokak yaşantısıdır. Bu endişe ile kuzey-güney eksenindeki yaya aksı konut altı dükkanlarla desteklenmiştir. Bununla birlikte mahalle yaşantısı vurgusu yapan bir diğer önemli karar ise Pazar yeridir. Böylece kullanıcı karşılaşmalarının azami ölçüde gerçekleşmesi hedeflenmiş ve karşılaşmaların artması ile güven ve aidiyet duygusunun da artacağı varsayılmıştır. En önemli arazi kullanım kararlarından biri de halihazır durumda alanın bir kısmından geçmekte olan enerji nakil hattının güvenlik gerekçesi ve kısıtlı yerleşilebilirlik endişesiyle deplase edilmesi kararıdır. Buna ilişkin olarak da hem deplaseyi destekler nitelikte hem de alanın diğer altyapı ihtiyaçlarına cevap verir ölçekte bir teknik altyapı alanı ayrılmıştır. Proje alanında arazi kullanım dağılımı ve ilgili yönetmelik doğrultusunda gerekli donatı dağılımı tablosu verilmiştir.

MİMARİ RAPOR

 

- KARADENİZ BÖLGESİ MİMARİ VE ŞEHİR KİMLİĞİ

 

Anadolu uygarlıkların farklı yaşayış şekilleri, iklim, topografya verileri, inşai yapım becerileri, toplumun sosyo-kültürel yapısı, yöresel malzemelerin kullanımı bakımından geleneksel yerleşimlerin farklılıklar gösterdiğini görüyoruz. Yerleşkelerin bölgelere göre karakteristiği, daha çok dokuyu oluşturan konutların bir araya gelişlerinde gözlemlenir.

 

Bu yarışma kapsamında çalıştığımız Karadeniz Bölgesi, Safranbolu, Vezirköprü, Amasya, Ayder Yaylası gibi geleneksel mimarinin örneklerini günümüze aktaran birçok merkeze sahiptir.

 

Karadeniz Bölgesi, kendi içerisinde de farklılıklar gösterir. Örneğin Batı Karadeniz’de Bizans, Orta Karadeniz’de Pontus, Doğu Karadeniz’de Pontus, Ermeni, Laz ve Gürcü kültürüne ait yapı modellerine de rastlanmaktadır.

 

Geleneksel Karadeniz Evlerinde kullanılan yapı malzemesi yaygın olarak ahşap ve taştır. Temel ve bodrum duvarları yığma taş olmasına karşılık üst katta kullanılan sistemler ahşap yığma veya ahşap karkastır.

 

Konutlar, eğimli arazide, bir tarafı yamaca yaslanan, diğer yanı eğim yönüne bakan, kütle hareketi olmayan, sade formlu yapılardır. Bu form ekonomik yönden avantaj sağlarken, yapısal olarak da sorunların asgariye indirgenmesine olanak sağlamaktadır. Plan tiplerinde ev halkının bir araya geldiği ‘Hayat’ veya ‘Salon’ denilen ana bir mekan vardır.

- TOPOGRAFYA

 

Karadeniz Bölgesi topografya açısından yerleşime en az elverişli bölgelerden biridir. Bu nedenle düzenli yerleşmelerden ziyade dağınık yerleşim dokusu hakimdir. Arazi eğimine uygun yerleştirilen konutları hakim rüzgarın olumsuz etkilerinden korumak amacıyla bölgenin florasında yaygın olarak bulunan her dem yeşil bitkilerden faydalanılmıştır.

 

- MEYDAN - SOKAK KURGUSU

 

Projede konut bloklarının bir araya getirilmesinde SOKAK dokusu oluşturulması esas alınmıştır. Bu sokaklar ODAK noktasında bir MEYDAN la kesişir. Konut altı ticaret kullanımyla SOKAK her zaman canlı bir sosyal hayat sunar. Meydanda cami, banka, ptt, vs. gibi, kullanıcıların yaya olarak yerleşke içerisinde tedarik edebilecekleri hizmetler olacaktır.

 

- KÜTLE PLASTİĞİ

 

Bloklar topografyaya uyumlu bir şekilde, bir sokak örgüsü oluşturacak şekilde yerleştirilmiştir. Silüette ve sokakta hareket vermesi için bloklar ileride veya geride olacak şekilde konumlandırılmışdır. Eğime oturan bloklar birbirlerinin manzarasını kapatmaması için bazen bitişik, bazen ayrık şekilde düzenlenmiştir. Geçmişten referansla eğimli çatılı, taş duvar üzerinden sokağa uzanan cumbalar gibi ahşap kutu formlar projenin ana karakterini oluşturmaktadır

- YAPIM TEKNİĞİ

 

Proje genelinde yapım kolaylığı ve ekonomisi göz önünde bulundurulduğunda Tünel Kalıp Sistemi kullanılmıştır. Tünel kalıp sistemi önemli bir pratiklik getirmekle beraber sistemin tekrara dayanması bu ölçekteki projelerde tek düze konut blokları oluşmasına neden olduğunu görüyoruz. Bu tür olumsuz etkiler, cephelerde önerilen açıklık çesitliliği ve blok yüksekliklerindeki farklılıklar ile giderilmiştir.

 

- KONUT TİPLERİ Konut planlaması yapılırken sofalı geleneksel Türk Evi’nden referans alınarak sofalı bir yaşam alanı oluşturulurken, halkımızın kullanım tarzı da göz önünde bulundurularak, , yatak odalarının mahremiyeti sağlanacak şekilde kurgulanmıştır. Merkezi çekirdek etrafında yer alan iki daire tipolojisi, ara dairelerin 2 yönden ışık almasına olanak vermektedir. Bütün konutların yaşam alanları manzara yönüne bakmaktadır. Aynı blok içerisinde farklı kullanıma imkan verecek daireler üretilmeye çalışılmıştır. Kottan dolayı açığa çıkan bodrum katlarda 1+1 daireler yerleştirilmiştir. Zemin ve normal katlarda 2+1 ve 3+1 daireler üretilirken, yine 3+1 çatı dubleks dairelerle de plan çeşitliliği yönünden zengin konut tipleri oluşturulmuştur. Projede 280 adet 3+1, 170 adet 2+1 ve bodrum katlarda 50 adet 1+1 olmak üzere toplam 505 daire yer almaktadır.

- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK - EKOLOJİ

 

Doğal Havalandırma: Blokların farklı kat yüksekliklerinden oluşan kütle tektoniği ve eğime oturan aralıklı blok kurgusu hakim rüzgarın yerleşkenin her alanına ulaşmasına olanak vermektedir.

Güneş Enerjisi Kullanımı: Çatıya yerleştirilen güneş enerjisi panelleriyle konutların sıcak su ihtiyacını karşılanması düşünülmüştür. Yine çatıya konumlandırılması düşünülen fotovoltaik paneller ile ortak alanların ve sokağın aydınlatması yapılması önerilmektedir.

Su tasarrufu: Çatılardan toplanan yağmur suları, bahçe sulamasında kullanılmak üzere binaların altındaki su depolarında toplanmaktadır. Konut içlerinde su tasarruflu vitrifiye kullanılması önerilmektedir.

PEYZAJ MİMARLIĞI RAPORU

 

Açık Alan Kullanımları

 

Proje alanının sahip olduğu topografik özellikler, farklı kot ilişkilerinin manzara seyir imkanını güçlendirmesi ile projenin ana iskeletini oluşturmaktadır. Lineer bir yerleşim alanına sahip mahalle dokusu, farklı yüksekliklerde kotlarla ilişkilenen mimari yapılar ve açık alanlardan oluşmaktadır. Yapıların ilişkilendiği manzara noktaları, yerleşim planında binaların birbirinin manzarasına saygı duyan şekilde konumlanması ile şekillenmektedir.

 

Yerleşim dokusunun ana omurgasını oluşturan yaya aksı ve ona bağlanan park-meydan alanları, seyir noktaları açık alan kurgusunun da temelini oluşturmaktadır. Yayalaştırılmış yolun temel ticari aks olması ile mahalle sakinleri için güvenli bir erişim alanı sağlanmaktadır. Aynı zamanda bu yayalaştırılmış alan manzara seyir noktaları ve rekreasyon alanları ile günlük sosyal yaşamın merkezini oluşturmaktadır. Bununla birlikte yaya aksının toplanma-buluşma amaçlı açıklığa kavuştuğu noktada projenin merkezi niteliğine sahip cami ve meydanı bulunmaktadır. Yaya aksı ilişkilendiği açık alanlar ile yaya sirkülasyonunda süreklilik sağladığı gibi, varış noktalarını da içermektedir.

 

Yaya aksının devamı niteliğinde bağlandığı park alanı, karşılama meydanları ile farklı etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca park alanı; mahalle sakinlerine hizmet edecek spor alanları, çocuk oyun alanı, çim etkinlik alanı gibi işlevleri ile de mahallede kuzey ve güney aksı boyunca uzanan yerleşim alanlarını birbirine bağlamaktadır.

 

Alanın güneyinde yer alan yerleşim alanında bu yaya aksı ile bağlanan ikinci bir ticari kullanım ağırlıklı aks bulunmaktadır. Bu aks ise araç yolu ile erişime uygun tasarlanmıştır. Yayalaştırılmış ve araç erişimine açık ticari kullanım ağırlıklı aksların her ikisinde de mahalle yaşamını destekleyen ve sakinlerinin temel ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlayacak işlevler bulunmaktadır. Mahallenin kasabı, berberi, kahvehanesi, şarküterisi, postahanesi gibi temel unsurlara yürüyüş mesafesinde erişim sağlanabilmesine önem verilmiştir.

 

Ekolojik Yaklaşımlar-Peyzaj Kararları

 

Belirli bir nüfusa yönelik bir yerleşim alanı oluşturulması, alanın hızla dönüşmesini ve sonrasında alanın çevresinin dönüşümüne de etki eden bir sürecin başlamasını tetiklemektedir. Yaşam döngüsünün temelini oluşturan doğa ve doğanın kendi döngüsü, insanoğlunun yaşam gereksinimlerini karşılamaya çalışmakta ancak hızlı tüketim nedeniyle kaynaklar da tükenmektedir. Yaşama saygıyı ele alan, gerek her sakinine erişilebilirlik imkanı sunan gerek konut yerleşiminde birbirinin manzarasına saygı duyan bir mahalle dokusunun aynı zamanda doğa dostu olmasını sağlamak da büyük önem taşımaktadır. Doğa ve tasarım ilişkisi her ölçekte ele alınabilir, ancak canlılar ile etkileşim ve tasarım ile doğaya katkı sunma peyzaj kararları ile etkili olabilmektedir. Proje alanında düşünülen peyzaj kurgusu da hem kendi içinde hem de üst ölçekte çevreye katkıları ile ele alınmıştır.

 

Yeşil alanların öncelikli olması, bitkisel peyzajın baskın kılınarak sert zeminlerin azaltılması ile mümkün olmaktadır. Bu şekilde hem yağmur sularının yüzey akışı ile değerlendirilmesi hem de sert zeminlerden yansıyan güneş ışıklarının ısı adası etkisini desteklemesinin önüne geçilebilecektir.

 

Ayrıca mahallenin kendi besinini yetiştirmesine olanak sağlacak ve kentsel tarımı destekleyecek ekme-biçme alanları ile ekolojik ve ekonomik bir çekim oluşturacaktır.

 

Peyzaj tasarımı genelinde seçilecek bitkiler, Karadeniz ikliminin yanı sıra İç Anadolu’nun karasal iklimine de uyum sağlabilecek türler olmalıdır. Endemik türlerin tercih edilmesi bitkisel dokunun sürekliliği ve uyumu açısından olumlu bir karar olacaktır. Akçaağaç (Acer spp.), dişbudak (Fraxinus spp.), ıhlamur (Tilia spp.), meşe (Quercus spp.) gibi yaprak döken türlerin mevsim geçiş etkilerini değerlendirmenin yanı sıra her dem yeşil kalacak ve peyzajda sürekliliği sağlayacak kızılçam, sarıçam, karaçam (Pinus spp.) ve köknar (Abies spp.) gibi iğne yapraklı türlerin kullanılması da önem taşımaktadır.

 

Özellikle açık hava etkinlik alanlarında geniş tepe tacı yaparak gölgelik alan oluşturacak bitkiler ile kullanıcıların konfor seviyesi artırılmalıdır. Bununla birlikte bitkisel elemanların yönlendirici etkileri ile yaya akslarında belirli bir dokuyu görsel ve fiziksel olarak sürekli kılacak ağaç gruplarının tercih edilmesi düşünülmüştür.

 

Yapısal peyzaj tasarımında ise doğa dostu döşeme malzemelerinin kullanımı ile geçirgen bir doku oluşturulması ve yağmur sularının toprak ile buluşması istenmektedir. Doğal malzemelerin tercih edilmesi, asfalt ve beton gibi yüzeylerde ise poroz asfalt/beton kullanımı ile sert zeminlerde ekolojik yaklaşımların benimsenmesi desteklenmektedir.

Erişim- Ulaşım Kararları

 

Mahallenin farklı kotlar içeren topografik yapısı yayaya öncelik verilen tasarımda erişilebilirlik konusunun önemini de vurgulamaktadır. Yerleşim dokusunun herkes için erişilebilir olması ve tüm kullanıcılarına eşit imkanları sunması gerekmektedir. Bu nedenle alanlara ulaşımda merdivenlere ek olarak engelli erişimine uygun eğimde rampalara yer verilmiştir. Ayrıca yayalaştırılmış mekanların görme engelliler için de güvenli yaşam alanları sunması kullanıcı gruplarının konfor seviyesini artırmaktadır.

 

Bunlara ek olarak; mahalle içinde yürüyüşün dışında temel ulaşım araçlarından birinin de bisiklet olması teşvik edilmektedir. Bu şekilde daha çevreci bir yaklaşım benimsenebilir ve mahalle sakinlerinin de sağlıklı yaşamlarına katkı sunulabilir. Standartlara uygun şekilde kurgulanan bisiklet yolunun ulaşım ağının bir parçası olması mahalle yaşamının bir parçası olarak kurgulanmıştır.